19 Kasım 2014 Çarşamba

Sevgili ISIRGAN iyi ki varsın


ISIRGAN EKSTRAKTI
Common Nettle extract
(Urtica dioica)

Kullanılışı, insanlık tarihi kadar eski olan ısırgan yani Latince adıyla Urtica dioica türleri Dünya ve Türkiye üzerinde çok yaygın olarak yetişir. Urtica  türleri toprak üstü kısımları, tohumları ve kökleri her derde deva diye sunulur.Bu sunum kişiye biraz abartılı gibi gelse de gerçek payı çok yüksektir. Avrupa farmakopesi başta olmak üzere, Alman farmakopesi, İsviçre farmakopesi, ESCOP monograflarında kayıtlıdır. Bitki üzerinde yapılan çalışmalar yoğun bir şekilde sürmektedir.
KİMYASAL BİLEŞİMİ
Toprak üstü kısımları mineral tuzlar (kalsiyum,potasyum ve nitratlar) aminler, asetilkolin, betain, kolin, histamin, seratonin, lesitin, kolin, histamin, kafeik,ve klorojenik asit, kersetin, izokersetin gibi flavonoidler, formik, fumarik asitler, karotenoidler, lökotrienler, steroller folikasit, pantotenik asit ve vitaminler bulunur.
ETKİLERİ
  • Isırgan ekstraktının  en önemli etkisi immunomodülatör (=immnostimulan=bağışıklık sistemini uyarıcı ve güclendirici) etkidir. Etkiyi gama-interferon üretimini arttırarak yapar.
  • Güclü bir antiagregant (pıhtılaşma önleyici=antiplatelet) etkisi vardır
  • Arteriasklerozu önler, hipertansiyon oluşumunu engeller
  • Güçlü bir antioksidan etkisi vardır. Yapılan bir çalışmada antioksidan savunma sistemini aktive etmiş, bu etki; hepatoprotektif (karaciğer koruyucusu) etkisi ile açıklanmıştır
  • Isırgan ekstraktı, fizyolojik beyin fonksiyonlarını etkilemekte antiapoptotik (kendi kendine ölümü engelleme) ve antioksidan etki yaparak, özellikle beyin yaralamalarından sonra beyin hücrelerinin yaşama yüzdesini arttırdığını otaya koymuştur
  • Antiülser etki; ısırgan ekstraktının, gastrik mukoza hasarını engellediği tespit edilmiştir
  • Antilipidemik etki, ısırgan ekstraktı 30 gün boyunca sıçanlara uygulandığında total kolesterol, LDL/HDL kolesterol oranında düşme görülmüştür
  • Antidiyabetik etki, yapılan çalışmalarda bağırsaktan glukoz absorbsiyonunun azalmasına bağlı olarak meydana gelmektedir
  • Antiviral etki; herpes zoster (zona) karşı antiviral aktivite göstermiştir
  • Antienflamatuvar etki; ekstraktın fenolik bileşikleri prostoglandinlerin sentezini inhibe ederek ödem çözücü etki gösterdiği bulunmuştur
KULLANILIŞI
  • İmmunostimulan (bağışıklık sistemini güclendirme) etki
  • Antiülser etki
  • Antienflamatuvar etki
  • Antiromatizmal etki
  • İyi huylu prostat tedavisinde
  • Beyin yaralanmalarından sonra, beyin hücrelerinin yaşama yüzdesini arttırmada
GÜVENLİK SINIRI
  • Şimdiye kadar yapılan klinik çalışmalarda önemli bir yan etkiye rastlanmamıştır
  • Basit alerjik reaksiyon görülme sıklı %1 olarak tespit edilmiştir
  • Akut toksisite kaydı bulunmamaktadır
İÇİNDEKİLER
Urtica dioica herba ekstraktı


Gıda destekleyicisi bu ürünler herhangi bir teşhis tedavi,iyileştirme,veya özel bir hastalık ya da hastalıkları önlemeleri gayesi güdülmemektedir.Eğer herhangi bir rahatsızlık yaşıyorsanız önce doktorunuza baş vurunuz.

 




En Büyük Mucize

Ne söylenebilirki ,bu kutsal ağaç için...
Öyle bir Ağaç ki..
Çiçeği,meyvesi,yaprağı,dalı,yağı ,kökü ...faydalanmadığımız hiç bir şeyi yok...
Sadece yaprağında 101 çeşit madde var.Bunlardan biri olan "Oleuropein"in  bilimsel çalışmalar sonucunda bir çok hastalığı tedavi ettiği kanıtlanmıştır..

                      ZEYTİN YAPRAĞI  EKSTRAKTI
OLIVE LEAF EXTRACT
(Olea europaea)

Akdeniz efsanelerinde adı Ölmez Ağaç ya da Hayat Ağacı olarak geçen zeytin ağacı, antik çağlardan beri insanoğlunun hayatının içinde olmuş, kimi zaman meyvesiyle kimi zaman yağıyla kimi zamanda yaprağıyla insanlığa sağlık, gıda ve güzellik vaat etmiş. Romalılardan Mısırlılara  ki 3000 yıl önce zeytin ağacının uzun ömrü Mısır’lıların dikkatini çekmiştir, bu kadar uzun yaşayan bir ağaç  bizim de uzun yaşamımıza katkı sağlayabilir diye düşünerek incelemeye alıp çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanmaya başlamışlar ve   Zeytin yaprağını “Cennetin  Gücünün Sembolü” olarak saymışlardır. Sümerlerden Greklere kadar birçok  Akdeniz kültüründe zeytin yaprağı özellikle ateş ve ağrı ve enfeksiyonu da içine alan sağlık sorunlarında kullanılmıştır.
Binlerce yıldır insanların baş tacı ettiği zeytin yaprağı unutulmuş zeytin ağacının önemi  sadece  meyvesi için devam etmiştir. Bu mucizevi ağacın  yaprağının unutulmasında sentez kimyasındaki hızlı gelişmeler sebep olmuştur.Yalnız bu gelişmeler zeytin yaprağının  ana bileşiği olan fenolik maddenin izolasyonunu da sağlamış ve bu maddeye ‘Oleuropein’ adı verilmiştir. Oleuropenin izolasyonu ile birlikte pek çok araştırıcı  zeytin yaprağının tedavi edici etkileri ile ilgilenmeye başlamıştır.1962 yılında ,İtalyan araştırıcılar oleuropeinin hayvanlarda kan basıncını (Yüksek tansiyon) düşürdüğünü rapor ettiler.  Bu araştırmanın yayınlanması ile birlikte  zeytin yaprağının biyolojik aktivitesi üzerinde yapılan çalışmalar bir patlama göstermiştir.
Yapılan başka çalışmalarla da kan basıncını düşürdüğü, barsak kas spazmlarını önlediği, aritmiyi tedavi ettiği gösterildi. Bu arada Amerikalı araştırıcılar virütik hastalıklara (nezle,grip, soğuk algınlığı,uçuk, aft, zona gibi) sebep olan her türlü virüse etkili olduğunu buldular.Yine çalışmalarla nontoksik (zehir etkisinin olmadığı), yüksek dozlarda dahi zehir etkisi  göstermediği tespit edildi.
Zeytin ağacını 2000 yıl yaşatan maddenin “Oleuropein” olduğu keşfedildi.
Bu maddenin zeytin ağacını hastalıklara karşı koruduğu, hücrelerini yenilediği ve yaşadığı ortama uyum sağlamasını kolaylaştırdığı anlaşıldı. Yapılan farmakolojik çalışmalar aynı etkileri insanlar da gösterdiğini ispatladı. Ama şunu unutmamak gerekir ki bu maddeye bir mucize diye bakılmamalıdır. Ama çok etkili olduğu; kişinin de yeme ve yaşam alışkanlıklarını düzene soktuğu zaman bu etkinin sağlıklı bir yaşamda çok önemli olduğunu açıkça söyleyebiliriz.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, ekstre çok etkili bir antibakteriyel (mikrop öldürücü), antiviral (virüsleri öldürücü) ajan sadece organizmada bulunan patojenlerle savaşıp öldürmekle yetinmiyor ayrıca insan vücudunda bağışıklık sistemini de uyararak mikroplarla daha etkili bir savaşın gerçekleşmesini sağlıyor.
Zeytin yaprağı ekstresi direkt olarak enfekte olmuş insan hücrelerine etki ederek ve daha mikrop üretimini engeller.
Zeytin yaprağı ekstraktı, direkt olarak bağışıklık sistemi hücrelerinin oluşumunu uyarmaktadır. Ama bu bağışıklık sistemi hücreleri, pek çok mikroorganizma ile savaşan hücrelerdir.
İÇİNDEKİlLER
 % 20 oleuropein taşıyan Olive leaf ekstraktı bulunur

ETKİLERİ  

     *    Kanserden korur,kanser hücreleri ile savaşır...
     *    Kolesterol seviyesini korur (iyi huylu kolesterol)
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir
  • Kan şekeri seviyesini korur
  • Gastro-intestinal (mide ve barsaklarda) ortamda sağlıklı bakterilerin seviyesini ayarlar
  • Epstein-Barr virüsü, HIV virüsü,ve cytomegalo virüsün sebep olduğu hastalıkları geriletir
  • Mantar hastalıkları özellikle kadın hastalıklarında görülen mantar hastalıklarına etkilidir
  • Gut hastalığının tedavisinde de etkindir  3 ay süre ile düzenli kullanılması gerekir
  • Bütün bakterilere (mikroplara karşı) savaşır (Tonsillit (bademcik),Farenjit, Tuberkuloz Eklem romatizması ,Romatoid artirit  ve diğerler bütün mikrobik  hastalıkarda)
  • Bütün virütik hastalık yapan virüslerle savaşır (grip, nezle, farenjit, HIV, virütik pönomoni (akciğer iltihabı)
  • Kan şekerini düşürür.(pankreas hücrelerini yenileyerek)
  • Yüksek tansiyonu önler
  • Yaşlanmayı geciktirir
KULLANILMAMASI GEREKEN DURUMLAR
  • Hamile hanımlar ve süt veren anneler kullanmamalı
  • Kan sulandıran warfarin, heparin, aspirin gibi ilaçlarla  birlikte kullanılmamalı
  • Kan şekerini düşürdüğü için, antidiyabetik ilaç alanlar kan şekerlerinin çok düşmemesine dikkat etmelidirler
  • 12 yaş altındaki çocuklarda doktorunuza danışmadan  kullanmayınız

Gıda destekleyicisi bu ürünler herhangi bir teşhis tedavi,iyileştirme,veya özel bir hastalık ya da hastalıkları önlemeleri gayesi güdülmemektedir. Eğer herhangi bir rahatsızlık yaşıyorsanız önce doktorunuza baş vurunuz.

14 Kasım 2014 Cuma

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ MUCİZESİ






Üzüm çekirdeği ekstraktı
GRAPE SEED Extract
(Vitis vinifera)

Son yıllarda üzüm ve üzümden elde edilen ürünlerin bileşiminde sağlık açısından çok yararlı   ve bazı rahatsızlıkları engelleyebilen yeni maddeler keşfedilmiştir.
Üzüm, botanikte cins adı Vitis olan ve asma olarak adlandırılan bitkinin meyvesidir.
 

Son zamanlarda yapılan çalışmalar üzüm çekirdeğinin tespit edilebilmiş en güçlü antioksidan olduğunu, bunun yanında insan sağlığı açısından birçok faydalı madde içerdiğini ortaya koymuştur. Üzüm çekirdeğinin damar sertliğini önlediği, hipertansiyon, kalp krizi ve felç olasılığını düşürdüğü bildirilmiştir. Üzüm çekirdeği sürekli bilgisayarın basında olan kişilerin göz sağlığının korunmasında da önemlidir. Aynı zamanda DNA hasarını azaltarak kanser oluşum riskini de düşürmektedir üzüm ve üzümden elde edilen ürünlerden en önemlisi de güçlü bir antioksidan olan fenol bileşikleridir (özellikle siyah üzüm kabuğunda ve çekirdeklerde bulunur).
 
KİMYASAL BİLEŞİMİ
Üzümlerde bulunan polifenoller baslıca iki grup altında toplanır; Flavonoidler ve flavonoid olmayan bileşiklerdir.
Üzümde en yaygın olan flavonoidler flavonoller (kersetin, kamferol, mirsetin), flavan-3-ol’ler (katesin, epikatesin, tanenler) ve antosiyaninlerdir.
Flavonoid olmayan bileşikler ise; hidroksisinnamik asit ve gallik asit türevleri ile trans- resveratrol’dür .
İnsanoğlunun yeniden keşfettiği en büyüleyici moleküllerden birisi Resveratrol’dur. Resveratrol mantar enfeksiyonları ve diğer çevresel streslere karşı koruyucu olarak bitkilerden elde edilen doğal bir fitoaleksin’dir. Alexin kelimesi yunan dilinden gelir ve yunanca engellemek yada korumak anlamındadır. Resveratrol aynı zamanda dejeneratif hastalıkları korumak için insanlarda alexin benzeri aktiviteye sahiptir. 1997 den günümüze kadar  resveratrolun biyolojik aktivitesini içeren toplam 1974 makale yayımlandı . 


Resrevetrolün Biyolojik Aktivitesi
  • Kalp-damar hastalıklarına karsı vücudu koruduğu, kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olduğu
  • Amerika’da yapılan bir araştırmada üzüm suyunun beyin hücrelerini koruyabileceği
  • Ve farelerde yapılan denemelerde üzüm suyunun zihinsel ve fiziksel yaslanmayı         geciktirebileceği ileri sürülmektedir (Shukitt-Hale ve ark., 2006).
  • Alerjilerin ve saman nezlesinin bitkisel tedavisinde
  • Bağışıklık sistemini desteklemesinde
  • Cilt hastalıklarında, besin takviyesi olarak
Üzüm çekirdeğinin sağladığı diğer yararlar arasında:
  • Cildin bağdokusunda bulunan kollajenin sağlamlaştırması
  • Bağ dokusunu da güçlendirerek,  daha sıkı ve elastiki  bir cilde sahip olma
  • İltihaba sebep olan prostaglandinlerin sentezini azaltarak romatizmal hastalıkları   iyileştirme
  • Kan damarlarını genişleterek  daha az kırışıklığa engel olma vardır
Dünyada resrevetrolün anti kanserojen aktivitesini çalışan 450  yayın bulunmaktadır.
 
EKSTRAKT İÇERİĞİ
 % 95 oranında proantosiyanidinler ve resrevetrol
GÜVENLİK SINIRI
  • Grape seed ekstraktının   bileşiminde bulunan resveratrole karşı önceden oluşmuş aşırı bir duyarlılık bulunmamaktadır
  • Herhangi bir akut toksisitesi bulunmamıştır
  • Tekrarlanan doza bağlı toksisitesi bulunmamıştır
  • Hamilelikte, süt veren annelerde ve çocuklarda kullanımı ile ilgili veriler yoktur
  • Önerilen dozları içinde herhangi bir yan etkisi tespit edilmemiştir


Gıda destekleyicisi bu ürünler herhangi bir teşhis tedavi,iyileştirme,veya özel bir hastalık ya da hastalıkları önlemeleri gayesi güdülmemektedir. Eğer herhangi bir rahatsızlık yaşıyorsanız önce doktorunuza baş vurunuz.