26 Aralık 2014 Cuma

ENGİNARIN AKRABASI MERYEM ANA DİKENİ

MERYEMANA DİKENİ EKSTRAKTI
MILKTHISTLE EXTRACT
(Silybum marianum)


Doğanın insanoğluna sunduğu mucizevi bitkilerden biri de Silybum marianum ‘dur. Bitki, 2000 yıldır, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında; hepatit, siröz ve sarılık ve diğer karaciğer hastalıklarından koruma, zehirlenmelere karşı (bu zehirler; kimyasal ve çevre toksinleri, yılan ısırması, böcek sokması, mantar zehirlenmeleri) ile alkolün sebep olduğu hasarlarda) kullanılmaktadır.
Theoprastus M.Ö. 4. yüzyılda de bitkiyi “Pternix” adıyla tarif etmiştir. Daha sonra Dioscorides, Materia Medica (M.S. 1. yüzyıl) ve Plinius (M.S. 1. Yüzyıl), daha sonra pek çok tıbbi bitki gibi tarihinin derinliklerine gömüldü, binlerce yıl sonra yeniden günışığına çıkmaya başladı ve önemi her geçen gün daha da artmaya başladı. Son 10 yılda üzerinde 1970 adet bilimsel araştırma yapıldı.
 
KİMYASAL BİLEŞİMİ
Silymarin kompleksinin ana maddesi Silybindir (sinonim= silybinin). Silybin A ve B diastereomerlerin 1:1 karışımıdır. Silymarinde bulunan diğer bileşikler; isosilybin, dehydrosilybin, silykristin, silydianin ve birkaç flavonoid, esas olarak taxifolin. Silymarin/Silybin kullanımı çok güvenli olarak kabul edilmektedir
 
 
 
 
        ETKİLERİ
  • Son zamanlarda sadece Silymarin / Silybin, hepatoprotektif ve/veya antioksidan (serbest radikalleri süpürücü) aktivitesinden dolayı dikkati çekmekle kalmayıp, antikanser kimyasal koruyucu etkileri yanında
  • Hypokolestrolemic(kolestrolü düşürücü)
  • Kardioprotective(Kalbi koruyucu)
  • Nöroaktif ve nöroprotektif (sinir sistemini aktifleştirici ve sinir sistemini koruyucu aktivitelere) sahiptir
  • Hatta karaciğer ve safrakesesinin yanında diğer organ sistemleri içinde tedavi edici etkisi ortaya çıkmıştır. Bunlar Silybin, pankreas problemleri, glyseminin (kan şekerinin)ayarlanması, akciğer problemleri tedavisinde böbrek hastalıklarında, prostat kanserini de içine alan çeşitli adenokarsinoma hastalıklarının tedavisinde. En sonunda da kozmetik dermatolojide de kullanılmasıdır
  • Silybin, kanser oluşumunda veya kanserin çoğalmasını önlemede reseptör seviyesinde etkilidir
  • İnsanda prostat kanserinde, silymarin alters, hücre cycle regulatörleri, androjenden bağımsız prostat kanseri hücrelerinin ölümünü ve büyümesini engelleyen mitojenik sinyal yollarını inhibe eder. Yani kansere karşı koruyucu potansiyeli bulunmuştur
  • Silybin/silymarin; silybinin çok önemli kabul edilen aktivitelerinden biri; anti kanser aktivite yanında kanser tedavisinde kullanılan kemoterapotiklere (kanserde ilaç tedavisi) karşı onların oluştuğu karaciğer toksisitesini elimine etmek ve stresse bağlı oluşan oksidasyonlara karşı antioksidan olarak dokuyu korumak
  • Silymarin bazı nörotoksik ve nörodejenaratif (yani sinir dokusuna toksik etki yapan veya sinir dokusunu tahrip eden) durumlarda koruyucu ve tedavi edici olabilir. Bu etki kısmen antioksidan kısmende bilinmeyen bir mekanizmaya bağlıdır
  • CNS (santral sinir sistemini) harab olduğu (Multiple sklerosis,parkinson hastalığı, alzheimer hastalığı, AIDS demans yani erkenbunama rahatsızlıklarında CNS doku tamirinde etkili olduğu gösterilmiştir
  • Zararlı UV ışınlarına bağlı olarak gelişen eritema, ödem, güneş yanığı, hyperplasia, bağışıklık sisteminin baskılanması, DNA harabiyeti, Güneşe bağlı yaşlanma, melanogenesis ve deri kanseri vakalarında; silymarin koruyucu etki göstermiştir
  • Silymarinin deri üzerine uygulanması tümör oluşumunu inhibe etmiştir. Farelerde aynı anda hem diyetle hem de deriye uygulanması fotokansinogenesisi inhibe etmiştir
  • Silimarinin, sedef hastalığını tedavi edici etkisi ,karaciğer yardımıyla endoksin taşımasını iyileştirme cAMp fosfodiesterazı ve lükotrienin sentezini inhibe etme yeteneğine bağlı olduğu bildirilmiştir
HANGİ HEPATİT (KARACİĞER İLTİHAPLANMASI) ÇEŞİTLERİNDE ETKİLİDİR?
  • Alkol nedenli hepatit (Karaciğer iltihaplanması)
  • Akut ve Kronik hepatit
  • Kimyasalların neden olduğu hepatit
  • İlaç nedenli hepatit (sürekli bir ilaç kullanımına bağlı)
  • Toksin (Mantar zehirlenmesi gibi) nedenli hepatit de etkilidir
GÜVENLİK SINIRI
  • Herhangi bir akut toksisitesi bulunmamıştır
  • Tekrarlanan doza bağlı toksisitesi bulunamamıştır
  • Hamilelikte ,süt veren annelerde ve çocuklarda kullanımı ile ilgili veriler yoktur
İÇİNDEKİLER
Silybum mariunum bitkisinin siyah semenlerinin eksraktı
İÇERİK.
Bu bitkinin etken maddesi “slimarin” dir. S. marianum tohumlarından ekstre edilerek %70- 80 slimarin ihtiva eden standardize edilmiştir. %30-20’ si de kimyasal olarak teşhis edilmemiş kısımdır. Standardize edilmiş ekstrakt %70-80 flavonolignan karışımı ve silimarindir.


Gıda destekleyicisi bu ürünler herhangi bir teşhis tedavi,iyileştirme,veya özel bir hastalık ya da hastalıkları önlemeleri gayesi güdülmemektedir.Eğer herhangi bir rahatsızlık yaşıyorsanız önce doktorunuza baş vurunuz.






25 Aralık 2014 Perşembe

ENGINAR YAPRAĞI EKSTRAKTI
ARTICHOKE LEAF EXTRACT
( Cyanara scolymus)


Anadolu’da çok yaygın yetişen ve Türkiye’de Enginar ismiyle bilinen Cyanara    scolymus türü , Avrupa farmakopesi, ESCOP Monograflarında kayıtlıdır.
KİMYASAL BİLEŞİMİ
Polifenoller: Cynaridin, kersetin, hesperedin,  rutin, cynarosit-3-kafeoilkinik asit.
Flavonlar: Apigenin, luteolin.
Fenolik asitler: Klorojenik asit, isoklorojenik asit, kafeik asit.
Seskiterpenlakton: Cynaropikrin ve müsilaj


  • IBS (Irratable Bowel Syndrome)=Irratable Barsak Sendromunda(Spastik kolon) semptomları azaltır. Toplumun %22’ sinde görülen bir problemdir. 6 hafta boyunca verildiği zaman IBS sendromunun gösterdiği semptomları azaltmıştır. Hastaların %96’sının ekstrakt verildikten sonra şikayetleri  azalmış ve kendilerini daha iyi hissetmişlerdir.
  • Enginar yaprağı ekstraktı HEPG2’de hepatik kolesterol biyo sentezini inhibe etmiştir.
  • Cyanara scolymus yaprağının ekstraktının Endotelyum tabakasını (damar yataklarını) tamir ettiği bulunmuştur.
  • İran’da ‘cyanarchol’ isimli preparatı; koloretik (safra akımını hızlandırıcı), hepatoprotektif (karaciğer koruyucusu), kanda lipit azaltıcı (kolesterolu düşürücü) mide - barsak rahatsızlıkları (IBS   sendromunda) antioksidan    olarak yılda 10 milyon tane satılmaktadır.
ETKİ VE KULLANILIŞI
  • IBS (Irritabl barsak sendromu=spastik kolon=mide- barsak şikayetleri,dolgunluk hissi,gaz şikayeti, barsak ağrısı);
  • Hepatoprotektiv (karaciğer koruyucusu),safra akımını arttırıcı olarak;
  • Karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıklarında;
  • Kandaki lipit seviyesini düşürmek(kolesterol seviyesi) için kullanılır.

GÜVENLİK SINIRI   

  • Şimdiye kadar dozajı ile ilgili bir sağlık problemi yaşanmamış 
  • Hamile ve süt veren anneler,Doktoruna danışmadan kullanmamalıdırlar.
  • İÇİNDEKİLER
    Cyanara scolymus ekstraktı

    KULLANIM ŞEKLİ
    Günde 2  kez birer kapsül yemeklerin üzerine alınmalıdır.               

    Gıda destekleyicisi bu ürünler herhangi bir teşhis tedavi,iyileştirme,veya özel bir hastalık ya da hastalıkları önlemeleri gayesi güdülmemektedir.Eğer herhangi bir rahatsızlık yaşıyorsanız önce doktorunuza baş vurunuz.


19 Aralık 2014 Cuma

EN GÜÇLÜ VE EN ZARARSIZ İDRAR SÖKTÜRÜCÜ


                                                  KARA HİNDİBA EKSTRAKTI
                                 TARAXACUM OFFİCİNALE EXTARCT

    Hemen her yerde rastladığımız işe yaramaz bir ot gibi görünen Karahindiba,
doğanın bize hediyesi olan mucizevi bir şifa kaynağıdır.
    Bana göre en faydalı etkisi İDRAR SÖKTÜRÜCÜ olmasıdır.İdrar söktürücü bir çok bitki ve madde var,ancak genelde vücutta potasyum kaybına neden olurlar.
Bu da kalp için çok zararlıdır,çünkü potasyum eksikliğinde kalp kasları zarar görür.Oysa Kara Hindiba Ekstraktı tam tersine bol potasyum içeriği ile vücudumuzun potasyum ihtiyacını karşılar...

   


KİMYASAL BİLEŞİMİ
* Triterpenler
* Steroidler
* Steroller
* Flavonaidler
* Kalsiyum,bol potasyum,vitaminler (özellikle C),kolin,inülin,uçucu yağlar,musilaj,acı maddeler,
 * Lesitin,Bor,Silikon,Kumarin glikoziti,pentazonlar                                                                                                                                  


ETKİLERİ

*Çok güçlü bir idrar söktürücü
*Potasyum takviyesi
*Kanın tüm hücre ve dokulara ulaşmasını sağlar
*kalp çarpıntısı yavaşlatır
*Gut ve Romatizma tedavisinde etkilidir
*Kuvvet  verici
*Safra arttırıcı,dolayısıyla safra eksikliği kaynaklı şişkinlik ve sindirim bozukluğunu düzeltir.
*Karaciğer büyümesini önler,kolestrolü dengeler.(.içeriğindeki lesitin sayesinde )
*Hepatit ve dalak hastalıklarında kullanılır.Kan temizleyici özelliği vardır.
*Yine içeriğindeki kolin ve lesitin sayesinde ALZHEİMER da etkin olabilir.
*Tansiyon ve şekeri debgeler.
*içeriğindeki kalsiyum ve silikon sayesine kemikleri güçlendirir ve korur.
*Karahindibada bol miktarda bor bulunur.Bor da östrojen hormonunun çalışmasını destekler ve kemik erimesini azaltır.
*Üst solunum yolu enfeksiyonları,zatürre ve bronşitte etkilidir..
                                                                                              KULLANIMI
Ekstrakt olarak günde iki veya üç defa alınabilir..


Bilinen hiç bir yan etkisi yoktur.Hastalık dışında daha sağlıklı olmak içn de kullanılır.

Hamilelikte ve süt veren annelerde kullanımı ile ilgili veri yoktur.












Eskiden tedavide çok önemli bir drog idi. Dioscorides döneminden beri tedavi kitaplarında kayıtlıdır.İbni  Sina bu bitki hülasası ile ilgili "Hindiba Risalesi" adı altında bir kitapçık hazırlamıştır. İstanbul Kütüphanelerinde bulunmaktadır.

Sayın Hocamız Turhan Baytop'dan alıntıdır.



Gıda destekleyicisi bu ürünler herhangi bir teşhis tedavi,iyileştirme,veya özel bir hastalık ya da hastalıkları önlemeleri gayesi güdülmemektedir. Eğer herhangi bir rahatsızlık yaşıyorsanız önce doktorunuza baş vurunuz.                                                   













13 Aralık 2014 Cumartesi

YEŞİL Mİ,SİYAH MI,BEYAZ MI...


 
 YEŞİL ÇAY EKSTRAKTI 
GREEN TEA EXTRACT
(Camelia  sinensis)

 Yeşil Çay, Siyah çay ve Oolong çayı her üçü de Camelia sinensis’den elde edilen yalnız işlenme yöntemleri farklı olan çaylardır.İçlerinde en aktif bileşikleri taşıyan Yeşil çaydır. Yeşil Çay yapraklarından hazırlanan ekstrakt, çok yüksek bir biyolojik aktiviteye sahiptir. Sahip olduğu bu aktivitenin çay içerek karşılanması için günde 43 bardak yeşil çay içmek gerekmektedir.



KİMYASAL BİLEŞİMİ
TP (Tea Phenol) olarak bilinen çay ekstraktları 30 çeşitten çok kimyasal bileşikten oluşur. 4 önemli grup oluşturur.
  • Kateşinler
  • Flavonoidler
  • Flavonoid alkoller
  • Antosiyaninler
Total fenollerin %60 ‘ını kateşinler oluşturur



ETKİLERİ
  • Yeşil çay yapraklarının etanol ekstraktı gastrik ve pankreatik  lipazı (enzim) inhibe edip thermogenesisi (vücut ısısı) arttırmaktadır
  • Orta obez kişilerde yağların yakılmasında çok etkili olmuştur. 3 ay boyunca sürekli kullanan kişilerin  vücut ağırlığı ve bel çevrelerinde azalma gözlenmiştir. Green tea obezitenin tedavisinde doğal bir ürün olarak önerilebilir
  • Yeşil çay (Greentea) ekstraktı total kolesterolü düşürür
  • Kolesterol profilini de düzeltir.Yani ;
    • Kötü kolesterol(LDL) düşürür
    • İyi kolesterol(HDL) yükseltir
  • Yapılan diğer bir çalışmada yeşil çayın küçük tansiyonu düşürüp, ruh halini iyileştirdiği gözlemlenmiştir



                                                                                   KULLANILIŞI

  • Vücut  depo yağlarının yakılmasını sağlayarak yağ kaybını ve dolayısıyla kilo  kaybını   sağlar
  • Detoksifikasyon (vücuttan toksik maddelerin uzaklaşması) ajanıdır
  • Antioksidandır
  • Anti kanserojen etkilidir
  • Kişinin pozitif bir ruh hali kazanmasına yardım eder.




Japon bilim adamlarının yaptığı bir çalışmaya göre yeşil çaydaki bir maddenin kanserli hücrelere yapışarak tümörün büyümesini durdurduğu yönündedir.
Yine yeşil çayda bulunan polifenol ve kateşinler tümor oluşumuna neden olan maddeleri yok ediyor



 KULLANILMAMASI GEREKEN DURUMLAR
  • Böbrek problemi olanlar
  • Kalp hastası olanlar
  • Mide ülseri olanlar
  • Tiroid sorunu
  • Panik atak
  • Hamile ve süt veren anneler
  • Uyumaya yakın içilir ise uykusuzluğa neden olabilir

İÇERİK
Tea Fenol  bileşikleri (TP)
















Gıda destekleyicisi bu ürünler herhangi bir teşhis tedavi,iyileştirme,veya özel bir hastalık ya da hastalıkları önlemeleri gayesi güdülmemektedir.Eğer herhangi bir rahatsızlık yaşıyorsanız önce doktorunuza baş vurunuz.



19 Kasım 2014 Çarşamba

Sevgili ISIRGAN iyi ki varsın


ISIRGAN EKSTRAKTI
Common Nettle extract
(Urtica dioica)

Kullanılışı, insanlık tarihi kadar eski olan ısırgan yani Latince adıyla Urtica dioica türleri Dünya ve Türkiye üzerinde çok yaygın olarak yetişir. Urtica  türleri toprak üstü kısımları, tohumları ve kökleri her derde deva diye sunulur.Bu sunum kişiye biraz abartılı gibi gelse de gerçek payı çok yüksektir. Avrupa farmakopesi başta olmak üzere, Alman farmakopesi, İsviçre farmakopesi, ESCOP monograflarında kayıtlıdır. Bitki üzerinde yapılan çalışmalar yoğun bir şekilde sürmektedir.
KİMYASAL BİLEŞİMİ
Toprak üstü kısımları mineral tuzlar (kalsiyum,potasyum ve nitratlar) aminler, asetilkolin, betain, kolin, histamin, seratonin, lesitin, kolin, histamin, kafeik,ve klorojenik asit, kersetin, izokersetin gibi flavonoidler, formik, fumarik asitler, karotenoidler, lökotrienler, steroller folikasit, pantotenik asit ve vitaminler bulunur.
ETKİLERİ
  • Isırgan ekstraktının  en önemli etkisi immunomodülatör (=immnostimulan=bağışıklık sistemini uyarıcı ve güclendirici) etkidir. Etkiyi gama-interferon üretimini arttırarak yapar.
  • Güclü bir antiagregant (pıhtılaşma önleyici=antiplatelet) etkisi vardır
  • Arteriasklerozu önler, hipertansiyon oluşumunu engeller
  • Güçlü bir antioksidan etkisi vardır. Yapılan bir çalışmada antioksidan savunma sistemini aktive etmiş, bu etki; hepatoprotektif (karaciğer koruyucusu) etkisi ile açıklanmıştır
  • Isırgan ekstraktı, fizyolojik beyin fonksiyonlarını etkilemekte antiapoptotik (kendi kendine ölümü engelleme) ve antioksidan etki yaparak, özellikle beyin yaralamalarından sonra beyin hücrelerinin yaşama yüzdesini arttırdığını otaya koymuştur
  • Antiülser etki; ısırgan ekstraktının, gastrik mukoza hasarını engellediği tespit edilmiştir
  • Antilipidemik etki, ısırgan ekstraktı 30 gün boyunca sıçanlara uygulandığında total kolesterol, LDL/HDL kolesterol oranında düşme görülmüştür
  • Antidiyabetik etki, yapılan çalışmalarda bağırsaktan glukoz absorbsiyonunun azalmasına bağlı olarak meydana gelmektedir
  • Antiviral etki; herpes zoster (zona) karşı antiviral aktivite göstermiştir
  • Antienflamatuvar etki; ekstraktın fenolik bileşikleri prostoglandinlerin sentezini inhibe ederek ödem çözücü etki gösterdiği bulunmuştur
KULLANILIŞI
  • İmmunostimulan (bağışıklık sistemini güclendirme) etki
  • Antiülser etki
  • Antienflamatuvar etki
  • Antiromatizmal etki
  • İyi huylu prostat tedavisinde
  • Beyin yaralanmalarından sonra, beyin hücrelerinin yaşama yüzdesini arttırmada
GÜVENLİK SINIRI
  • Şimdiye kadar yapılan klinik çalışmalarda önemli bir yan etkiye rastlanmamıştır
  • Basit alerjik reaksiyon görülme sıklı %1 olarak tespit edilmiştir
  • Akut toksisite kaydı bulunmamaktadır
İÇİNDEKİLER
Urtica dioica herba ekstraktı


Gıda destekleyicisi bu ürünler herhangi bir teşhis tedavi,iyileştirme,veya özel bir hastalık ya da hastalıkları önlemeleri gayesi güdülmemektedir.Eğer herhangi bir rahatsızlık yaşıyorsanız önce doktorunuza baş vurunuz.

 




En Büyük Mucize

Ne söylenebilirki ,bu kutsal ağaç için...
Öyle bir Ağaç ki..
Çiçeği,meyvesi,yaprağı,dalı,yağı ,kökü ...faydalanmadığımız hiç bir şeyi yok...
Sadece yaprağında 101 çeşit madde var.Bunlardan biri olan "Oleuropein"in  bilimsel çalışmalar sonucunda bir çok hastalığı tedavi ettiği kanıtlanmıştır..

                      ZEYTİN YAPRAĞI  EKSTRAKTI
OLIVE LEAF EXTRACT
(Olea europaea)

Akdeniz efsanelerinde adı Ölmez Ağaç ya da Hayat Ağacı olarak geçen zeytin ağacı, antik çağlardan beri insanoğlunun hayatının içinde olmuş, kimi zaman meyvesiyle kimi zaman yağıyla kimi zamanda yaprağıyla insanlığa sağlık, gıda ve güzellik vaat etmiş. Romalılardan Mısırlılara  ki 3000 yıl önce zeytin ağacının uzun ömrü Mısır’lıların dikkatini çekmiştir, bu kadar uzun yaşayan bir ağaç  bizim de uzun yaşamımıza katkı sağlayabilir diye düşünerek incelemeye alıp çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanmaya başlamışlar ve   Zeytin yaprağını “Cennetin  Gücünün Sembolü” olarak saymışlardır. Sümerlerden Greklere kadar birçok  Akdeniz kültüründe zeytin yaprağı özellikle ateş ve ağrı ve enfeksiyonu da içine alan sağlık sorunlarında kullanılmıştır.
Binlerce yıldır insanların baş tacı ettiği zeytin yaprağı unutulmuş zeytin ağacının önemi  sadece  meyvesi için devam etmiştir. Bu mucizevi ağacın  yaprağının unutulmasında sentez kimyasındaki hızlı gelişmeler sebep olmuştur.Yalnız bu gelişmeler zeytin yaprağının  ana bileşiği olan fenolik maddenin izolasyonunu da sağlamış ve bu maddeye ‘Oleuropein’ adı verilmiştir. Oleuropenin izolasyonu ile birlikte pek çok araştırıcı  zeytin yaprağının tedavi edici etkileri ile ilgilenmeye başlamıştır.1962 yılında ,İtalyan araştırıcılar oleuropeinin hayvanlarda kan basıncını (Yüksek tansiyon) düşürdüğünü rapor ettiler.  Bu araştırmanın yayınlanması ile birlikte  zeytin yaprağının biyolojik aktivitesi üzerinde yapılan çalışmalar bir patlama göstermiştir.
Yapılan başka çalışmalarla da kan basıncını düşürdüğü, barsak kas spazmlarını önlediği, aritmiyi tedavi ettiği gösterildi. Bu arada Amerikalı araştırıcılar virütik hastalıklara (nezle,grip, soğuk algınlığı,uçuk, aft, zona gibi) sebep olan her türlü virüse etkili olduğunu buldular.Yine çalışmalarla nontoksik (zehir etkisinin olmadığı), yüksek dozlarda dahi zehir etkisi  göstermediği tespit edildi.
Zeytin ağacını 2000 yıl yaşatan maddenin “Oleuropein” olduğu keşfedildi.
Bu maddenin zeytin ağacını hastalıklara karşı koruduğu, hücrelerini yenilediği ve yaşadığı ortama uyum sağlamasını kolaylaştırdığı anlaşıldı. Yapılan farmakolojik çalışmalar aynı etkileri insanlar da gösterdiğini ispatladı. Ama şunu unutmamak gerekir ki bu maddeye bir mucize diye bakılmamalıdır. Ama çok etkili olduğu; kişinin de yeme ve yaşam alışkanlıklarını düzene soktuğu zaman bu etkinin sağlıklı bir yaşamda çok önemli olduğunu açıkça söyleyebiliriz.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, ekstre çok etkili bir antibakteriyel (mikrop öldürücü), antiviral (virüsleri öldürücü) ajan sadece organizmada bulunan patojenlerle savaşıp öldürmekle yetinmiyor ayrıca insan vücudunda bağışıklık sistemini de uyararak mikroplarla daha etkili bir savaşın gerçekleşmesini sağlıyor.
Zeytin yaprağı ekstresi direkt olarak enfekte olmuş insan hücrelerine etki ederek ve daha mikrop üretimini engeller.
Zeytin yaprağı ekstraktı, direkt olarak bağışıklık sistemi hücrelerinin oluşumunu uyarmaktadır. Ama bu bağışıklık sistemi hücreleri, pek çok mikroorganizma ile savaşan hücrelerdir.
İÇİNDEKİlLER
 % 20 oleuropein taşıyan Olive leaf ekstraktı bulunur

ETKİLERİ  

     *    Kanserden korur,kanser hücreleri ile savaşır...
     *    Kolesterol seviyesini korur (iyi huylu kolesterol)
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir
  • Kan şekeri seviyesini korur
  • Gastro-intestinal (mide ve barsaklarda) ortamda sağlıklı bakterilerin seviyesini ayarlar
  • Epstein-Barr virüsü, HIV virüsü,ve cytomegalo virüsün sebep olduğu hastalıkları geriletir
  • Mantar hastalıkları özellikle kadın hastalıklarında görülen mantar hastalıklarına etkilidir
  • Gut hastalığının tedavisinde de etkindir  3 ay süre ile düzenli kullanılması gerekir
  • Bütün bakterilere (mikroplara karşı) savaşır (Tonsillit (bademcik),Farenjit, Tuberkuloz Eklem romatizması ,Romatoid artirit  ve diğerler bütün mikrobik  hastalıkarda)
  • Bütün virütik hastalık yapan virüslerle savaşır (grip, nezle, farenjit, HIV, virütik pönomoni (akciğer iltihabı)
  • Kan şekerini düşürür.(pankreas hücrelerini yenileyerek)
  • Yüksek tansiyonu önler
  • Yaşlanmayı geciktirir
KULLANILMAMASI GEREKEN DURUMLAR
  • Hamile hanımlar ve süt veren anneler kullanmamalı
  • Kan sulandıran warfarin, heparin, aspirin gibi ilaçlarla  birlikte kullanılmamalı
  • Kan şekerini düşürdüğü için, antidiyabetik ilaç alanlar kan şekerlerinin çok düşmemesine dikkat etmelidirler
  • 12 yaş altındaki çocuklarda doktorunuza danışmadan  kullanmayınız

Gıda destekleyicisi bu ürünler herhangi bir teşhis tedavi,iyileştirme,veya özel bir hastalık ya da hastalıkları önlemeleri gayesi güdülmemektedir. Eğer herhangi bir rahatsızlık yaşıyorsanız önce doktorunuza baş vurunuz.